Sosyal etkileşim sürecinde çok önemli bir rolü olduğu bilinen zihin kuramı, en basit anlamıyla diğer kişinin duygularını ve düşüncelerini anlayabilme becerisidir. Zihin kuramı becerisi, sosyal bir ortamda etkileşimde bulunduğumuz kişinin kendimizinkinden farklı bir zihne sahip olduğunu fark edebilme, neyi ne kadar bildiğini, bu durumda neler düşünebileceğini ve olası hareketlerinin neler olabileceğini tahmin edebilme olarak özetlenebilir. Ayrıca, bu süreçte, imaları, şakaları, duyguları, jest ve mimikleri yorumlayabilme ve kullanabilmedir. Karşımızdaki kişinin sosyal bir ortamda ne söylediğini anlamlandırırken, söylerken kullandığı ses tonu, vurgu, beden dili, yüz ifadesi gibi sözel olmayan ipuçlarını da dikkate alır, böylece söylediği ifade ile bize nasıl bir mesaj verdiğini anlayabilir ve ona göre yanıtımızı veririz. Örneğin, arkadaşımız yeni bir elbise giydiğinde bize fikrimizi sorduğunda ona “güzel olmuş, yakışmış” yanıtını vermiş olabiliriz. Ama bu ifadeyi söylerken vurgumuz, ses tonumuz ve beden dilimizle gerçekten elbiseyi beğendik mi? Yoksa ironi ile pek de yakışmadığını mı söylüyoruz? Ya da beyaz yalan söyleyerek onu kırmamaya mı çalışıyoruz? Bunu anlayabilir. İşte karşımızdaki kişinin davranışının/söylediği şeyin amacını/niyetinin ne olduğu anlamamızı ve bizim davranışımızı/tepkimizi buna göre düzenlememizi sağlayan bu beceriye zihin kuramı diyoruz.
Çocuklarda zihin kuramı ne zaman gelişmeye başlar?
Nörolojik araştırmalar, zihin kuramı gelişiminin ilk belirtilerinin bebeklikten itibaren gelişmeye başladığını gösteriyor. 0-9 aylar arasında zihin kuramının ilk öncülleri gözlemlenebilmektedir. Örneğin, 3 ya da 4 aylık bebek, annesinin yüzünü diğerlerinin yüzünden ayırt edebilir ve yüz ifadelerindeki farklılıkları görür. Dokuzuncu ayda, ortak dikkat mekanizması gelişir. Duyguları anlamayla ilgili olarak bebekler bile mutlu, üzgün, kızgın ve korkmuş yüz ifadelerini ayırt edebilir. Özellikle, 3-4 yaşlarında zihin kuramı gelişimi hızlanır ve karmaşık hale gelir. Zihin kuramı yanlış inanç/kanıyı anlama ile 4-5 yaşında önemli bir aşamaya geçer ve 6-7 yaşından sonra ise ikinci düzey yanlış inanç dediğimiz “diğerinin ne düşündüğü hakkında düşünebilme ve 8 yaşa doğru ileri düzey zihin kuramı becerileri olan beyaz yalan, ima, yanlış anlama, ikna, ironi gibi becerilerle devam eder. Karmaşık duygular olan suçluluk duymak, düşünceli olmak gibi duyguları, beden dilini, bakışları anlama gibi sözel olmayan ipuçlarını yorumlama gelişir, 13 yaşında gaf kazanılır. Ergenlik ve yetişkinlikte de zihin kuramının gelişmeye devam ettiği düşünülmektedir.
