Disleksi, normal veya normalüstü zekaya rağmen, akıcı okuma ve okuduğunu anlama sorunlarıyla kendini gösteren nörolojik temelli bir öğrenme farklılığıdır.
Özgül öğrenme güçlüğü kategorisinin alt alanlarından olan disleksi, bu grubun %85’ini oluşturmaktadır.

Bilimsel araştırmalar, okul öncesi dönemde dislektik bireylerin belirgin özelliklerini ortaya koymuştur:

  • Dil gelişiminde gecikme
  • Telaffuz sorunları
  • Benzer kelimeleri yanlış seslendirme
  • Sınırlı kelime dağarcığı
  • Sohbet başlatma ve sürdürmede zorluk
  • Karmaşık cümleleri anlama ve yorumlamada güçlük
  • Otomatik patern becerilerinde zayıflık
  • Ardışık yönergeleri takip edememe
  • Uyaklı sözcükleri bulma ve ayırt etmede sıkıntı
  • Eylemleri karıştırma
  • Sıra takibi gerektiren bilgileri öğrenmede zorluk
  • Yönelim becerilerinin gelişiminde güçlük
  • Görsel-işitsel dikkat gerektiren etkinliklerde yetersizlik

Bu bulgulara dayanarak, Disleksi Araştırmaları Enstitüsü (DİSENT) uzmanları, Türkiye’de 48-72 ay arasındaki çocuklara yönelik Okul Öncesi Disleksi Belirtileri Testi’ni (O-DİST) geliştirmiştir.

O-DİST, beş alt alan ve on iki bölümden oluşmaktadır:

  1. Otomatik Patern

    • Renk Paterni
    • Nesne Paterni
    • Şekil Paterni

  2. Kısa Süreli Bellek

    • 2 Nesne (İşitsel-Görsel)
    • 3 Nesne (İşitsel-Görsel)
    • 4 Nesne (İşitsel-Görsel)
    • 5 Nesne (İşitsel-Görsel)

  3. Görsel İşlemleme

    • Görsel Analojik Muhakeme
    • Görsel Esneklik
    • Görsel Dikkat

  4. Gelişimsel Dil

    • İşitsel Algılama
    • İfade Edici Dil

  5. Fonolojik Farkındalık

    • Cümle
    • Kelime
    • Uyak
    • Ses

Erken tanı ve müdahale, disleksi belirtilerinin azaltılmasında kritik öneme sahiptir.
Araştırmalar, risk grubundaki çocukların okul öncesi dönemde belirlenebildiğini ve uygun müdahale programlarıyla desteklendiğinde disleksi tanısı alma olasılıklarının büyük ölçüde azaldığını göstermektedir.
Örneğin, Korkmazlar (2003), erken tanı konulduğunda ve eğitime vakit kaybetmeden başlandığında çocukların yaşıtlarına yetişebildiğini ve gerçek potansiyellerini gösterebildiğini bildirmiştir.

O-DİST‘in temel amacı, okul öncesi dönemde disleksi belirtileri gösteren bireyleri erken dönemde tespit etmektir.
Bu doğrultuda, testin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları 2019 yılında DİSENT tarafından tamamlanmıştır.

Son yıllarda, disleksi riskinin erken tespiti için yapay zeka ve makine öğrenimi tabanlı yaklaşımlar da geliştirilmektedir.
Örneğin, Martinez-Murcia ve arkadaşları (2020), 5 yaşındaki çocuklarda disleksi riskini değerlendirmek için bir sinir ağı modeli önermiştir.
Bu model, test sonuçlarını analiz ederek disleksi risk seviyelerini belirlemekte ve erken müdahale için önemli bir araç sunmaktadır.
Benzer şekilde, Asvestopoulou ve ekibi (2019), göz hareketlerini izleyerek disleksi taraması yapan bir makine öğrenimi aracı olan DysLexML’yi geliştirmiştir. Bu araç, çocukların sessiz okuma sırasında göz hareketlerini analiz ederek disleksi belirtilerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir.
Bu tür yenilikçi yaklaşımlar, disleksi belirtilerinin erken tespiti ve müdahalesinde geleneksel yöntemlere ek olarak önemli katkılar sağlamaktadır.